Çölyak Testi Nasıl Yapılır?

Glutensiz yaşamını paylaş
Diğer çölyaklılara faydalı olmak için bir şeyler yaz!
Hemen başla!

admin

Yönetici
Yönetici
2 Ara 2019
28
7
26
Çölyak testi, glutene duyarlılığı olan bireylerde çölyak teşhisi konulmak için yapılmaktadır. Ayrıca çölyak belirtilerinin yaşanmasıyla hastalara tanı koymak amacıyla uygulanmaktadır. Tek bir testten oluşmayan çölyak testleri Biocard testi, kan testleri ve endoskopik biyopsisiyle uygulanmaktadır.
Günümüzde tek başına kan testlerinin yapılması, çölyak tanısı için yeterli değildir. Belirtilerin yaşanmasıyla beraber ilk olarak hastanın genetik durumları incelenir. Yani ailede çölyak hastasının olup olmadığına bakılır. Kalıtımsal faktörlerle çok daha hızlı bir şekilde aile bireylerini etkileyebilen çölyak için tanı konulduktan hemen sonra glutensiz diyete başlanmalıdır. Yine bu süreçte arpa, çavdar, buğday ve yulaf içerikli herhangi bir gıda tüketilmemelidir. Yazımızın devamında çölyak belirtileriyle beraber testin neden yapılması gerektiği ve tüm testler hakkındaki detaylı bilgileri takip edebilirsiniz.
Çölyak Testi Yapmak Zorunlu mu?
Çölyak testi nasıl yapılır sorusundan önce testin zorunluluğu tartışılmaktadır. Öncelikle sağlıklı bireylerin çölyak testi yaptırmasına gerek yoktur. Ancak glutene duyarlılık söz konusu ise ve bazı gıdaların tüketilmesi sonucunda şiddetli karın ve baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma durumu yaşanıyorsa vakit kaybetmeden çölyak testi yaptırılmalıdır.
Çölyak Teşhisinde Başvurulan Testler
Çölyak testlerinden en önemlisi, kan testleridir. Kandaki antikor düzeyini belirleyen bu testlerin sonucunun yüzde 95 oranında pozitif çıkması, bireyde çölyak hastalığının olduğunu gösterir. Ayrıca anti doku veya anti endomisium olarak adlandırılan bu testlerin pozitif çıkmasından sonra ince bağırsak biyopsisi de yapılmaktadır. Kesin tanı sürecinde bağırsaklardaki villus yapıları incelenerek hastaya detaylı bilgiler verilir. Günümüzde geliştirilen bir diğer kan testi Biocard testidir. Parmak ucundan damlatılacak birkaç damla kan ile çölyak tanısı konulabilir.
Bireylerdeki gluten duyarlılığı da bu testlerle kısa sürede belirlenebilmektedir. Hastalarda ortaya çıkan semptomlarla beraber alerji testleri yapılarak da çölyak tanısı konulabilmektedir. Bireyde çölyaktan şüphelenilmesi durumunda hastanın genel vücut muayenesi yapılmalıdır. Bu süreçte hastadan kan tahlilleri istenir ve sağlık hikayesi de dinlenir. Doktorlar kandaki kalsiyum, magnezyum, A vitamini, demir, potasyum ve B12 vitamini oranlarına bakarak da birtakım bilgiler verebilir.
Çölyak testinde doktorlar serolojik testlerin ardından antikorları ölçmek adına kan testi isteyecektir. IgG – IgA olarak adlandırılan bu testlerde antikor eksikliğinin yaşanması halinde hastaya çölyak olup olmadığı söylenecektir. Yine de bu testler tek başına tanı için yeterli olmayacaktır. Glutene duyarlılık veya çölyak testi sürecinde bağırsaktan alınacak doku numuneleri detaylı bir şekilde incelenir. Bu süreç mikroskobik inceleme ile devam eder. Patolojiden gelecek rapora göre hastaya anlık bilgilendirme sağlanır.
Bağırsak biyopsisinde pozitif sonuç çıkması halinde hastaya anlık olarak çölyak diyeti hazırlanır. Bu diyet glutensiz diyet olarak da adlandırılır ve yaşam boyu devam etmek zorundadır.
Çölyak Testi Kesin Sonuç Verir mi?
Bağırsaklardaki bir sindirim sistemi rahatsızlığı olan çölyak hastalığı, otoimmün hastalıklar arasındadır. Bağırsakta yaşanan hasarların vücuda verdiği tepkiler sonucunda birtakım belirtiler ortaya çıkmaktadır. Çölyak testleri bu aşamada kesin sonuç verecektir. Öte yandan hastalığın ne kadar ilerlemiş olduğu, beslenme problemleri, organlara verdiği hasar ya da emilim sorunları gibi süreçler de bu test ile ortaya çıkacaktır. Uzman doktor, karın ağrısı şikayeti ile gelen her hastaya çölyak testi uygulayabilir. Tam kan sayımı testinin ardından böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının incelenmesi amacıyla bazı görüntülenme tetkiklerinden de yararlanılmaktadır. Yine bu süreçte dışkı yağının incelenmesi gerekebilir. E, D ve B12 vitaminlerinin eksikliği halinde doktorlar kesin tanı koymak amacıyla belirttiğimiz üzere biyopsi talep edecektir. Kandaki gluten oranının ölçülebilmesi için de AGA, Anti – TG ve EMA adı verilen kan testlerinden de faydalanılabilir. Bu testler düzenli bir şekilde yaptırılmalıdır. Bireylerin yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren çölyak hastalığının tek tedavisi, glutensiz diyettir.
Çölyak Teşhisinde Kan Testleri
Kan testleri, çölyak teşhisi sürecinde çok önemlidir. Kandaki antikor düzeyine bakılarak hastaya tanı konulabilir. Ayrıca işlemden önce genetik faktörler de doktor tarafından araştırılmaktadır. Dünya’da ve ülkemizde en çok tercih edilen otoantikor testleri aslında çölyak’ın kesin tanısında olumlu sonuçlar vermektedir.
Anti Endomysial, Anti Retikülin, Doku Transglutaminaz ve Anti Gliyadin antikor testi olarak 4 grupta incelenen kan testlerinin her biri farklı sonuçlar paylaşacaktır.
Anti Retikülin: Kandaki retikülin bir antikor türüdür. Yapılan araştırmalarda çölyaklıların kan düzeyinde yüksek oranda bu antikor yer almaktadır.
Anti Gliyadin: Tahıl ürünlerinin içeriğinde yer alan gliyadin proteini, hastaya çölyak teşhisi koyma aşamasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca bu test ile beraber glutene duyarlılık durumu da tespit edilmektedir.
Anti Endomysial: İnce bağ dokularına genelde andomisyum denir. İnce bağırsaktaki boşluklarda, çölyak kaynaklı hasarların oluşması, bu antikorların gelişimine katkı sağlar. Haliyle kandaki endomysial seviyesine bakılarak çölyak testi tamamlanabilir.
Çölyak Biyopsisi Nasıl Yapılır?
Çölyakta kesin tanı koymak amacıyla uygulanan çölyak biyopsisi, ince bağırsak biyopsisi olarak bilinir. Bireylerdeki kan testlerinin pozitif çıkması durumunda son aşama olarak uygulanan ince bağırsak biyopsisi, çölyak düzeyinin belirlenmesi adına çok önemlidir. Ayrıca gluten duyarlılığının vücutta ne kadar yayıldığı da bu uygulama ile incelenmektedir.
Biyopsi işleminden önce bireylerin dikkat etmesi gereken bazı durumlar bulunmaktadır. Öncelikle işlemin yapılacağı hafta, kan sulandırıcı ilaçların tüketilmemesi gerekir. Ayrıca biyopsiden önceki 7 ile 10 saat arasında herhangi bir katı ya da sıvı gıda tüketimi de yapılmamalıdır.
Biyopsi, endoskop boru yardımıyla uygulanır. Hastanın ağzından içeri doğru verilecek olan ince boru önce yemek borusuna daha sonra da mideye ulaşır. Son aşamada ise ince bağırsaklara kadar inecektir. Boru sayesinde bağırsaktan 4 ya da 5 farklı doku örneği alınır. İşlemin süresi yaklaşık 15 dakikadır. Hastalar uygulamadan sonra gündelik yaşamına da devam edebilir. Alınan dokuların mikroskopla incelenmesinin ardından hastadaki alerjik durumlar tespit edilir. Çölyak’ın hangi düzeyde olduğu da yine biyopsi sayesinde anlaşılır.
Hastalar bu süreçte işlemin zorlu geçeceğini düşünmektedir. Ancak kısa sürede tamamlanan bu işlemin herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Sadece uygulamanın ardından birkaç gün mide bulantısı, karın ağrısı, terleme ve kramp durumlarıyla karşılaşılabilir. Yan etkilerin geçici olduğu unutulmamalı ve devam etmesi halinde incelemeyi gerçekleştiren doktora başvurulmalıdır.
Çölyak Tanısında Biocard Testi ve Uygulanışı
Parmaktan damlatılan kan örneği ile uygulanan Biocard çölyak testi, kandaki IgA antikor seviyesini ölçmektedir. Evde de bireylerin pratik bir şekilde kullanabileceği bu test ayrıca eczanelerde de yapılmaktadır. Günümüzdeki en önemli test aşamalarından olan Biocard genelde küçük çocuklarda çölyak teşhisi koymak için tercih edilmektedir. Elbette cihazın patentli olması nedeniyle güvenilir bir şekilde kullanılabileceği unutulmamalıdır.
Son derece ekonomik bir test olan Biocard, kısa sürede teşhis koyabilir. Tek başına yeterli olmasa da doktor muayenesinden önce çölyaktan şüphelenen bireylerde rahatlıkla kullanılmaktadır. Bu konuda bireylerin kullanım aşamalarını da öğrenmesi gerekir. Öncelikle oda sıcaklığında yapılması gereken bu test bir kartuştan oluşmaktadır. Kutusundan çıkarılan kartuş daha sonra yatay olarak muhafaza edilmeli ve çıkarıldıktan hemen sonra kullanılmalıdır.
Biocard testinin kullanım aşamasında yapılacaklar aşağıdaki gibidir;
  • Parmak ucu temizlenmelidir. Daha sonra cihazın otomatik delicisini parmağın yumuşak dokusuna tutmalısınız.
  • Delicinin yuvarlak ve açık ucunu parmağınıza bastırarak delebilir ve kan aldıktan sonra cihazın cam kutusuna bırakabilirsiniz.
  • Kan tüpünü bu süreçte birkaç kez çalkalamanız gerekir. Kanın yeteri kadar karıştığından emin olduktan sonra kan örneğini cihaza bırakabilirsiniz.
  • Cihaza aktarılan kan örneğinin yaklaşık 3 – 4 damla olması yeterlidir.
  • Hazneye bırakılan kan ile beraber 5 ile 10 dakika arasında test sonucuna ulaşılabilmektedir.
Test cihazında iki farklı hazne yer alır. İlgili haznelerde çizgi ile gösterilen bölgeyle karşılaşıldığında çölyak hastalığının varlığından söz edilebilir. Yani çift çizgi ‘pozitif’, tek çizgi ise ‘negatif’ olarak değerlendirilmektedir.
Çölyaktan Ne Zaman Şüphe Duyulmalı?
Çölyaktan şüphe duyulmasına neden olan bazı önemli belirtiler bulunmaktadır. Bebeklerde gelişim sorunları ve huzursuzluk durumunun sürekli yaşanması, çölyak hastalığını işaret edebilir. Çocuklarda ise genelde ishal, kusma ve enfeksiyonlar görülmektedir. Diğer belirtiler;
  • Büyümede gerilik
  • Karın ağrısı
  • Boy uzamada gerilik
  • İştahsızlık
  • Stres
  • Bezginlik hali
  • Kansızlık
  • Kilo kayıpları
  • Kas zayıflığı
  • Ciltte döküntü ve kaşıntı
  • Eklem ve kemik ağrısı
  • Kusma şeklinde görülebilir.
Yetişkinlerde bu belirtilerle beraber karaciğer ve bağırsak hastalıkları oluşabilir. Ayrıca yetişkinlerdeki çölyak belirtileri çok daha şiddetli seyredebilmektedir.
Çölyaktan şüphe duyulmasına neden olan bazı hastalıklar da bulunmaktadır. Down ve Willians sendromu başta olmak üzere tip 1 diyabet, IgA antikor eksikliği ve tiroid hastalıkları, çölyak hastalığının sebepleri arasındadır.